16 Eylül 2009 Çarşamba
içten sesler korosu-3
bulutların arasından doğmuş bir "...güneş", bazen ne de huzur verici oluyor...
helede fonda, yavaştan inceye bir piyano sesi de var ise...
deymeyin keyfime...
12 Eylül 2009 Cumartesi
içten sesler korosu-2
10 Eylül 2009 Perşembe
monotonzade..
2 haftadır otomatiğe bağladım
sabah 10:30 gara antremanı, 12:30 gütüphane ve 18:00 yine gara antremanı...
(angarada yaşamak böyle birşey k'ler g olaveliyyo hemencük)
yahuu ne garip şey insan olmak, pardon insan olmaya çalışmak
benim gibi maloz insancıkların en berbat karakterlerli insancıklar olduğunu
biyor muydunuz? evet artık biliyorsunuz.
yahuu nedir bu doyumsuzluk anlayabilmiş değilim, nedir bu??
aslında doyumsuzluk değil, o kadar da kendimi yerden yere vurup ağır ithamlarda
bulunmayayım, yazık bana yawruummm:). sonuçta ne halt etmek istiyorsam ediyorum ve hiçbir zaman bu yediğim haltlardan hemen vazcaymıyorum, başlıyorsam bir halta, hayatımın parçası olaveriyyo, yahu yapmaya çalıştığım tek şey insancık basamağından insan basamağına atlayabilmek, sınırları zorluyoruz işte daha ne olsun... çok da kötü bir şey yapmıyormuşum aslında beyaaa... eferin baağaaa. nasıl bir karıyım yaa (bak bak argolaşıyor bide edepsiz) önce yerden yere vurdum kendimi şimdi de g.tümü kaldırıyorum:)
amaan beyaaa az önce mal mal yazarkenkene farkettim o nedenle bu konuya devam etmicem yani bir yere bağlamayacağım
sorunu anladım ben; adaptasyonee, o işi bir halletsem var yaaaaa :) dağılın ulan , tutmayın benii... (bak bak nasılda gaza getiyor kendini, salak-dingil)
ramp ramp ramp rama rama rama ramp ramaramp ramp ramp rama rama ramaramp... falan filan, yorgun düğüştüm ağlağamaktan dün yine... dara dara ramp falan filan...
zati mırıldanmasan bir halt olmayacak demi, çok biliyor ya hanfendii.. halt etmiş, hııhhh =S
yeter bu kadderrr..
sabah 10:30 gara antremanı, 12:30 gütüphane ve 18:00 yine gara antremanı...
(angarada yaşamak böyle birşey k'ler g olaveliyyo hemencük)
yahuu ne garip şey insan olmak, pardon insan olmaya çalışmak
benim gibi maloz insancıkların en berbat karakterlerli insancıklar olduğunu
biyor muydunuz? evet artık biliyorsunuz.
yahuu nedir bu doyumsuzluk anlayabilmiş değilim, nedir bu??
aslında doyumsuzluk değil, o kadar da kendimi yerden yere vurup ağır ithamlarda
bulunmayayım, yazık bana yawruummm:). sonuçta ne halt etmek istiyorsam ediyorum ve hiçbir zaman bu yediğim haltlardan hemen vazcaymıyorum, başlıyorsam bir halta, hayatımın parçası olaveriyyo, yahu yapmaya çalıştığım tek şey insancık basamağından insan basamağına atlayabilmek, sınırları zorluyoruz işte daha ne olsun... çok da kötü bir şey yapmıyormuşum aslında beyaaa... eferin baağaaa. nasıl bir karıyım yaa (bak bak argolaşıyor bide edepsiz) önce yerden yere vurdum kendimi şimdi de g.tümü kaldırıyorum:)
amaan beyaaa az önce mal mal yazarkenkene farkettim o nedenle bu konuya devam etmicem yani bir yere bağlamayacağım
sorunu anladım ben; adaptasyonee, o işi bir halletsem var yaaaaa :) dağılın ulan , tutmayın benii... (bak bak nasılda gaza getiyor kendini, salak-dingil)
ramp ramp ramp rama rama rama ramp ramaramp ramp ramp rama rama ramaramp... falan filan, yorgun düğüştüm ağlağamaktan dün yine... dara dara ramp falan filan...
zati mırıldanmasan bir halt olmayacak demi, çok biliyor ya hanfendii.. halt etmiş, hııhhh =S
yeter bu kadderrr..
5 Eylül 2009 Cumartesi
içten sesler korosu-1

taktım yine gözlüklerimi, kırılan parçalarını yaptırdım, sanırım daha iyi oldu şimdi..
bilgisayar kullanırken takmaya özen gösteriyorum, gerçekten rahatlatıyor gözlerimi..
yorgunluk çöktü üstüme; bedenen, ruhen..
dengesiz insanlara katlanamıyorum onu farkettim, farkındayım çok ağır bir itham oldu ama
gerçekten ne demeliyim; bir bakıyorsun senden iyisi yok, bir bakıyosun suratına bakmıyor insancık. anasını satayım nasıl bir iş bu. sanırım biraz farklı bakmak gerekiyor olaya neden bana böyle davranıyor değil de neden böyle demekte fayda var. şey düşündüm geçen acaba bencillik mi insanı bu hale getiren şey. karşındaki insanın etkilenip etkilenmiyeceğini düşünmeden istediği gibi özgürce davranmak mı yoksa, onları bu davranışlara iten şey. insan tabiki özgür olmalı, tabi ki istediği gibi davranmalı ama kimse de onu anlamak zorunda değil be kardeşim, ya karşısındaki de onun gibi bencil bir insansa zannetmiyorum o insanı anlamaya çalışacağını, kısır döngü gibi.. ne kadar özgür olsanda unutma karşındaki de özgür, maden öyle karşılıklı olarak kısıtlamadan yaşa özgürlüğünü.ne bilim yaa ,sırf başkaları mutlu olsun diye diğer başka insanlara katlanmak zorunda olduğumu zannetmiyorum, yeterince kalabalık zaten kafam.. bunu şimdi diyorum ama, eminim pişman da olacağım bu dediğimden, dayanamayacağım ve yine katlanmaya devam edeceğim, kimi kandırıyorsam, sanki bilmiyorum kendimi..
bir kaç gün, belki haftada br gün, belki yılda 1 gün ama yine de biliyorum bu durum kafamı kurcalamaya devam edicek... ya gidip konuşmalı, amannn ne bilem yaaa
ben ingilizce çalışmaya devam etsem iyi olucak bakasana saat yine kaç olmuş...
eyvallah..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

