şimdi eski şarkılar dinlenmeye başlanmış, hafif bir piyano ve güzel,narin bir kadın sesi kulaklarında. ses dediğin o ince dokunuşlar teniyle bileşir insanın , bak hissetmeye başladı bile, durr sus artık daha da içeri girmeye başladın ses, yaptığın ayıp değil mi haa, ne hakkın var bu kadar içeri işlemeye, git buradan... dokununca da yapışıyor yahuu ne istersin ki o sadece bir insancık. insancık biliyor ki bunlar hep boşluklarından unutulup doldurulamamış yarınlarından. birkaç bişey kalmış kafasında unutmadığı istiyor ki onları da kaybetmesin, ama nankör bu sesler yaşatıyorlar anları an ve an, git burdan giiiitttt dinlemeyeceğim seni dese de insan, yapacak yok insan yine insan...
10 Kasım 2010 Çarşamba
11.11.10
bazen insan öylece durur; sadece durur, birşeyler yaşanıyordur etrafında, ama o sadece izler durur, bir yandan kaygılar hat safhadadır, güneş batmış, sevgililer gitmiş, umutlar yitirilmiştir. kontrol gitmiştir elden. önce unutkanlıklar başlar dersinki iyiki unutuyorum yoksa nasıl dayanılır, sonra bakmışsınki güzel olanlar da unutulmaya başlanmış işte o zman anlarsınki hiçlikler başlamış. halden hale geçişler keskinleşmeye başlar, gittikçe geçiş süresi azalır işte tam orada kurtardın paçayı kurtardın yoksa sait faik şapkalı amcam şapkasını çıkarıp başını eğer ve sana hürmetlerini sunar -"hayata hoş geldiniz insan" .
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
